SITE MENÜ
Kategoriler
Karaçay-Malkar [21]Kültür [6]Genel [2]
Istatistik

Toplam çevrimiçi : 1
Ziyaretci: 1
Kullanici: 0
Anasayfa » Makaleler » Karaçay-Malkar

(2)SOVYET DÖNEMİNDE KARAÇAY-MALKAR EDEBİYÂTI

                       SAYFA: (2)

1917-1943 Yılları Arasındaki Edebiyât Dönemi

 

Sovyet dönemi Karaçay-Malkar edebiyâtı, Bolşevik ihtilâli sonrasında gelişme gösteren matbuat yani gazetecilik ve kitap basma faaliyetleriyle başlamıştır. Bolşevikler bir yandan Menşeviklere karşı silahlı mücadele yürütürken bir yandan da yerli halkı yanlarına çekmek için geniş çaplı propaganda faaliyetlerine başlamışlardır. Bu amaçla Batalpaşinski [bugünkü Çerkessk] şehrinde bir matbuat teçhizatı kurmuşlardır. Bolşevikler elbette bu matbuat teçhizatını Karaçay-Malkar Türklerinin medenî seviyesini yükseltmek için değil, Bolşevik hareketini ve Sovyet rejimini daha hızlı ve yoğun bir şekilde benimsetmek, yaygınlaştırmak ve uzun vadede Ruslaştırma siyasetini etkin kılmak için kurmuşlardır.

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.019.jpg (12607 bytes) sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.O20.jpg (10050 bytes) sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.021.jpg (12744 bytes) sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.022.jpg (13440 bytes)

 

| Said Halil | Ömer Ali | Kurman Gürcü | Hasan Appa |

 

Karaçay'daki Bolşevik İhtilâli ve Komünist Hareketin Liderleri

 

Karaçay-Malkar Türklerinde ilk matbuat faaliyetleri 4 Temmuz 1918 tarihinde Batalpaşinski şehrinde Komünistlerin yayın organı olan “İzvestiya Sovyetov Narodnıh Deputatov” [Halk Temsilcileri Konseyi Bülteni] adlı gazetenin yayınlanmasıyla başlamıştır. Rusça yayınlanan bu gazetede daha çok Bolşevik hareketi anlatılmakta ve halkı bu harekete davet eden tarzda haberler ve makaleler yayınlanmaktadır. 1920 yılı Nisan ayında bu gazetenin adı “Krasnıye Gorı Kubani” [Kızıl Kuban Dağlıları] şeklinde değişmiştir. Daha sonra bu gazete ileriki yıllarda da yayın hayatına devam edecek ve 1957 yılında “Leninskoye Znamya” [Lenin Bayrağı] adını alacaktır [Bilimgotlanı-Laypanlanı, 1975:158-161].

 

Millî alfabenin teşkili ve ana dilde eğitimle ilgili 1923 yılında İssi-Suv [bugünkü Pyatigorski] şehrinde bir toplantı düzenlenir. Toplantıda Karaçay-Malkar Türkçesi için alfabe çalışmaları yapılır ve Karaçay-Malkar’da faaliyet gösteren Rus okullarında çeşitli derslerin ana dilde öğretilmesi yönünde bir müfredat programı hazırlanır. Toplantının sonunda daha önceden İsmail Akbay, İsmail Abay, Ömer Ali ve Muhammet Eney’in Arap alfabesinden ıslah ederek hazırladıkları bir alfabe kabul edilir. Bunu müteakip 1923 yılında Ömer C. Ali’nin “Qaraçay Elible” [Karaçay Alfabesi] ile 1924 yılında Muhammet Eney’in “Malkar Alifbi” [Malkar Alfabesi] adlı kitapları yayınlanır. Bilâhare İsmail Akbay’ın 1916 yılında yayınlanan “Ana Tili” [Ana Dili] adlı kıraat bilgilerini ihtiva eden ilk okuma kitabı yeniden düzenlenip genişletilerek 1924 yılında tekrar yayınlanır [Hapayeva, 1993:138-147].

 

Bunu müteakip, 1922 yılından itibaren Batalpaşinski şehrinde Rusça yayınlanmaya başlayan “Gorskaya Bednota” [Fakir Dağlılar] gazetesi ile yayın hayatına 1924 yılının ilk yarısında başlayan “Gorskaya Jizn” [Dağlı Hayatı] gazetesinin muhtelif sayfalarında ve dağınık bir şekilde Karaçay-Malkar Türkçesiyle ilk defa haberler, makaleler, şiirler ve hikâyeler yayınlanmaya başlar. Daha sonra “Gorskaya Bednota” [Fakir Dağlılar] gazetesinin bir tam sayfası Karaçay-Malkar Türklerine tahsis edilir.

 

Genel olarak Rusça yayınlanan bu gazetelerin bünyesinde gerçekleştirilen bu kısa deneme sürecinden sonra 19 Ekim 1924 tarihinde Batalpaşinski şehrinde tamamı Karaçay-Malkar Türkçesiyle “Tawlu Caşaw” [Dağlı Hayatı] adında ilk Karaçay-Malkar gazetesi yayınlanmaya başlamıştır.

 

Profesyonel bir gazeteci olan İslâm Hubiy’in 1925 yılında “Tawlu Caşaw” [Dağlı Hayatı] gazetesinin başına gelmesinden sonra bu gazete hem kalite, hem de tiraj bakımından bir yükselme göstermiş, halk tarafından da büyük ilgi görmeye başlamıştır.

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.023.jpg (33845 bytes)

 

Tawlu Caşaw [Dağlı Hayatı] Gazetesi

 

Halkın bu gazeteye ilgisini yansıtmakla birlikte çok önemli başka bir noktayı tespit etmek bakımından Karaçay’da Cögetey köyünden Muhammet Temirez adlı bir vatandaşın gazeteye göndermiş olduğu mektup oldukça ilginçtir. Mektupta şöyle denilmektedir: “Rüyada gibiyim. Bir gün elime “Tawlu Caşaw” [Dağlı Hayatı] gazetesinin bir sayısı geçti. Gazeteyi elime aldığımda önce ‘Hayret bu zamanda, bu Türk gazetesi de nereden çıktı ve buraya nasıl gelmiş’ diye şaşırdım. Sonra gazeteyi okumaya başladım. Okudukça gözlerime inanamadım. Çünkü Türkiye’den geldiğini sandığım gazetedeki yazıları okuduğumda ağzımdan çıkan sözcüklerin kendi ana dilimde olduğunu fark ettim. O kadar heyecanlandım ve sevindim ki ‘Artık benim milletim cahil değil, milletimin ana diliyle yayınlanan bir gazetesi var’ diye bağırarak sokak ortasında dans etmeye başladım.”

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.024.jpg (36779 bytes)

 

Tawlu Caşaw [Dağlı Hayatı] ve Tawlu Carlıla [Dağlı Fakirler] Gazeteleri

 

Bu kısa anekdotta görünüş itibariyle sıradan bir vatandaşın “Tawlu Caşaw” [Dağlı Hayatı] gazetesine karşı ilgisi ve sevinci yansıtılmaktadır. Arka planda ise sıradan bir vatandaş vasıtasıyla Karaçay-Malkar Türklerinin Sovyet rejimi öncesinde okuma yazması ve matbuatı olmayan gayri medenî bir toplum olduğu, Sovyet rejimi sonrasında ise cahillikten kurtularak medenî bir hayata kavuştuğu propagandası vardır. Halbuki yine bu kısa anekdotun bizzat kendisi bu propagandayı satır aralarındaki ifadelerle hükümsüz kılmaktadır. Şöyle ki, bu mektubu yazan şahsın ifadelerinden, Karaçay-Malkar Türklerine mensup sıradan bir vatandaşın bile Sovyet rejimi öncesinde kendi deyimiyle “Türk” yani “Türkiye” gazetelerinden haberdar olduğu ve bu gazeteleri takip ettiği, en önemlisi de bir Türk gazetesini okuyup anlayabilecek kadar Türkiye Türkçesi bildiği anlaşılmaktadır. Yani bu tespit, Karaçay-Malkar Türklerinin Sovyet rejimi sayesinde okuma yazmayı öğrenerek medeniyete kavuştukları yalanını açıkça ortaya koymaktadır. Burada Sovyet rejiminin Karaçay-Malkar Türkçesiyle gazete yayınlayarak yaptığı iş, o dönemde mantar gibi çoğalan Türkçe’nin yazı dillerine bir yenisini daha eklemek suretiyle Karaçay-Malkar Türklerinin başta Türkiye olmak üzere bütün Türk Dünyasıyla olan bağlarını koparmaktır.

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.025.jpg (24212 bytes)

 

Qızıl Qaraçay [Kızıl Karaçay] Gazetesi

 

“Tawlu Caşaw” [Dağlı Hayatı] gazetesinin kurulması ve yayın faaliyeti aşamasında aktif görev alan İsmail Akbay, Ömer C. Ali, İslâm Hubiy, İsa Karaköt, Hazret Örten, Esat Bici, Abidat Botaş, Abdülkerim Batça, Davut Baykul, Hasan Appa, Hasan Bostan ve daha birçok millî aydın büyük bir heyecanla bu gazetede makalelerini, şiirlerini ve hikâyelerini yayınlamaya başlamışlardır. Tabiatıyla Sovyet rejimi döneminde faaliyet gösteren bu gazetenin Sovyet rejimine aykırı bir yayın yapması düşünülemez. Bu itibarla yayınlanan bütün şiir ve yazıların muhtevası da rejimine uygun konuları ihtiva etmektedir.

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.026.jpg (43107 bytes)

 

Leninni Bayragı [Lenin'in Bayrağı] Gazetesi

 

“Tawlu Caşaw” [Dağlı Hayatı] gazetesi sırasıyla 1928 yılında “Tawlu Carlıla” [Fakir Dağlılar], 1934 yılında “Qızıl Qaraçay” [Kızıl Karaçay] ve 1959 yılında da “Leninni Bayrağı” [Lenin Bayrağı] adlarıyla 1991 yılına kadar yayın faaliyetine devam etmiştir. 1991 yılında “Qaraçay” [Karaçay] adını alan bu gazete haftada iki gün olmak üzere halen yayın hayatına devam etmektedir [Bilimgotlanı-Laypanlanı, 1975:162-166, 168, 170, 178, 183; Xubiylanı vd., 1988:56].

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.027.jpg (44866 bytes)

 

Qaraçay [Karaçay] Gazetesi

 

Malkar Türklerindeki gazetecilik faaliyetleri ise Haziran 1921 tarihinde Nalçik şehrinde Komünist Partisinin yayın organı olan "Krasnaya Kabarda" [Kızıl Kabardey] adıı gazetenin yayınlanmasıyla başlamıştır. Bu gazete de tamamen Rusça olarak yayınlanıyor ve Bolşevik ihtilâli ile Komünist ideolojiyi propaganda eden haber ve makaleleri ihtiva ediyordu. Bu gazete Haziran 1924 tarihinden itibaren "Karaxalq" [Fakir, Avam, Emekçi] adıyla Rusça, Karaçay-Malkar Türkçesi ve Kabardeyce yayınlanmaya başlamıştır. Baş yazarları Tavso Beppay ve Sohta Nasta olan bu gazetede Elcorka Akşayak, Muhammet Tsora, Salih Şava, Habu Katsi, Ahmet Bözü, İshak Guze, Çomay Uyana, Muharbiy Nöger, Hamit Temmo, Bert Gurtu, Azret Hola, Minaldan Şava gibi Malkarlı aydınların makaleleri yayınlanmıştır.

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.028.jpg (11657 bytes) sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.029.jpg (11577 bytes) sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.030.jpg (12038 bytes)

 

| Tavso Beppay | Ahmet Bözü | Muhammet Tsora |

 

Bu gazete daha sonra sırasıyla 1931 yılında "Leninçi Col" [Lenin Yolu], 1957 yılında "Kommunizmge Col" [Komünizm Yolu] ve son olarak da “Zaman” adlaryla yayınlanmıştır. Söz konusu bu gazete halen Karaçay-Malkar Türçesiyle Nalçik şehrinde “Zaman” adıyla yayın hayatına devam etmektedir.

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.031.jpg (40003 bytes)

 

Zaman Gazetesi

 

Sovyet dönemi Karaçay-Malkar edebiyâtının ilk dönemlerinde şiir ve nesrin ana teması Bolşevik ihtilâlini ve sonrasında kurulan Sovyet rejimini halka anlatmak ve benimsetmektir. Başta İsa Karaköt ve Hazret Örten olmak üzere Davut Baykul, Hasan Bostan ve diğerleri Bolşevik ihtilâlini sevinçle karşılamışlar, yeni kurulan Sovyet rejiminin iyiliğini ve rahatlığını öven coşkulu şiirler yazmışlardır. Ömer C. Ali ve İslâm Hubiy daha çok sosyal ve iktisadî konularla ilgili makaleler yazarken, Gemma Geben, Abidat Botaş, Abdülkerim Batça ve Hasan Appa ise piyes, hikâye ve roman gibi nesir türünde eserler vermişlerdir.

 

Bu eserlerde Karaçay-Malkar Türklerinin Bolşevik ihtilâli öncesindeki hayatı ile Sovyet hayatının mukayesesi ön plandadır. Sovyet dönemi öncesinde Karaçay-Malkar Türklerindeki sosyal tabakalar arasındaki çatışmalar anlatılmakta, Sovyet rejimi sayesinde fakir halkın zengin beylerin zulmünden kurtuldukları vurgulanmakta, bazı âdet ve geleneklerin bozukluğu, kötülüğü ifade edilerek millî değerler aşağılanmakta, dinin kültürü ve sanatı gerilettiği, milletin gelişmesinin önünde bir engel olarak durduğu işlenmektedir.

 

Bolşevik ihtilâli öncesinde daha çok dinî manzumeleriyle tanınan Kâzım Möçü ile Karaçay-Malkar Türklerinin en meşhur halk şairlerinden biri olan Kasbot Koçkar da yeni Sovyet düzenini destekleyici mahiyette şiirler yazmışlardır. Bu dönemde İsa Karaköt’ün “Caññı Şiirle” [Yeni Şiirler] adlı şiir kitabı yayınlanır. Arap harfleriyle ve Karaçay-Malkar Türkçesiyle 1924 yılında Moskova’da yayınlanan bu kitap Sovyet dönemi Karaçay-Malkar edebiyâtının ilk şiir kitabı olarak kabul edilmektedir [Xubiylanı vd., 1988:56].

 

Karaçaylı yazar İslâm Hubiy’in başkanlığında 9 Ağustos 1927 tarihinde Karaçay-Çerkes Şair ve Yazarlar Birliği kurulur. Bu teşkilatın yönetiminde İslâm Hubiy’in dışında yine Karaçaylı kadın şair ve tiyatro yazarı Abidat Botaş ile Çerkes şair ve yazarlar Muhammet Dışekov ile Halit Astajev bulunuyordu. Bu teşkilat bir yıl kadar faaliyet gösterdikten sonra 1928 yılında Çerkeslerden ayrı bir Karaçay Şair ve Yazarlar Birliği kurulmuştur. Bu teşkilatın şiir bölümünü İsa Karaköt ile Esat Bici, nesir bölümünü Abdülkerim Batça, tiyatro ve piyes bölümünü de Gemma Geben ile Abidat Botaş yürütmüşlerdir [Xubiylanı vd., 1988:59].

 

Ruslar 1926 yılında Sovyet hâkimiyeti altında yaşayan Türkler ile Türkiye arasındaki bağları koparmak için Arap kaynaklı Türk alfabesi yerine Latin alfabesi kullanma mecburiyeti getirmişlerdir. Bu tarihten sonra, İsmail Gaspıralı’dan beri millî birlik yolunda gayretler gösteren ceditçi aydınların Türk Dünyasında İstanbul Türkçesini dikkate alan ortak bir edebî dil meydana getirme çalışmalarının aksine Sovyet rejiminin yerleşip yaşayabilmesi için mahallî şiveleri öne çıkaran ve Türk topluluklarının isimleriyle anılan yeni diller yaratma faaliyetleri çok büyük önem kazanmıştır.

 

“Tawlu Caşaw” [Dağlı Hayatı] gazetesi ve diğer bütün matbuatın 1926 yılında Latin alfabesine geçmesiyle birbiri ardına kitaplar yayınlanmaya başlamıştır. İsmail Akbay’ın “Orus Tilden Qaraçay Tilge Tılmaç Kitabı” [Rusça-Karaçayca Sözlük, Batalpaşinski, 1926] adlı eseri, Esat Bici’nin “Bilim” [Bilim, 1926], Hazret Örten’in “Caññı Cırla” [Yeni Şarkılar, Rostov-Don, 1927] ve “Erkinlikni Ciltinleri” [Hürriyet Kıvılcımları, 1929], İsa Karaköt’ün “Revolüsiyon Cırla” [İhtilâl Şarkıları, Kislovodsk, 1931] adlı şiir kitapları, Ömer C. Ali’nin “Caññı Qaraçay Elible” [Yeni Karaçay Alfabesi, Moskova, 1927] ve “Birlikde Tirlik” [Birlikte Dirlik, 1929] adlı eserleri, Ömer Bayramkul’un “Qaraçay Tilni Grammatikası” [Karaçay Dilinin Grameri, 1931] adlı eseri, Hasan Appa’nın “Qara Kübür” [Kara Sandık, Mikoyan-Şahar, 1935, 1936, 1937] adlı romanı, “Almanax-Qaraçay Sovyet Xudojestvo Literaturanı Ülgüleri” [Karaçay Sovyet Sanatı ve Edebiyâtından Örnekler, Mikoyan-Şahar, 1936] adlı eser yayınlanır. Bu kitapta Hasan Appa’nın “Qara Kübür” [Kara Sandık] adlı romanından bölümler, İsa Karaköt, Hazret Örten ve Davut Baykul’un şiirleri, Abdülkerim Batça ve Abidat Botaş’ın hikâye ve piyesleri, Mihail Lermontov’un “Demon” [Şeytan] ve Maksim Gorki’nin “Pesnya o sokole” [Şahinin Şarkısı] adlı eserlerinin Esat Bici tarafından Karaçay-Malkar Türkçesine yapılan tercümeleri yer almaktadır. Yine Karaçaylı şairlerin müşterek hazırladıkları “Nazmula” [Şiirler, Mikoyan-Şahar, 1937] “Cırla bla İynarla” [Şarkılar ve Maniler, Mikoyan-Şahar, 1938], “Cırla bla Nazmula” [Şarkılar ve Şiirler, Mikoyan-Şahar, 1938], “Qaraçay Poetleni Almanaxı” [Karaçay Şairler Almanağı, 1940], “Stihi i Pesni” [Şiirler ve Şarkılar, Pyatigorsk, 1940] ve daha birçok eser yayınlanır [Xubiylanı vd., 1988:9, 56; Qaralanı-Borlaqlanı, 1990:6].

 

Bu eserler genellikle Bolşevik ihtilâli, Lenin, Stalin, Komünist Parti, Kızıl Ordu, kadınların durumu ve toplumun büyük baskısı altında olmaları, kız çocuklarının aileleri tarafından okutulmayarak özellikle cahil bırakılmaları gibi konuları ihtiva etmektedir.

 

Bu dönemde yayınlanan Ömer C. Ali’nin “Caññı Qaraçay Elible” [Yeni Karaçay Alfabesi, Moskova, 1927] adlı kitabında Arap ve Latin harfleriyle karşılaştırmalı olarak verilen alfabe ve kıraat bilgilerinin yanı sıra Sovyet rejimini propaganda eden şiirler ve metinler de yer almaktadır.

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.032.jpg (20761 bytes) sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.033.jpg (26150 bytes)

 

Caññı Qaraçay Elible [Yeni Karaçay Alfabesi]

 

Hazret Örten’in “Caññı Cırla” [Yeni Şarkılar, Rostov-Don, 1927] adlı kitabı baştan sonra Bolşevik ihtilâli öncesi Karaçay-Malkar Türklerinin toplumsal yapısını eleştiren ve Sovyet rejimini öven tarzda şiirleri ihtiva etmektedir.

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.034.jpg (9821 bytes) sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.035.jpg (15073 bytes)

 

Caññı Cırla [Yeni Şarkılar]

 

Ömer Bayramkul’un “Qaraçay Tilni Grammatikası” [Karaçay Dilinin Grameri, Kislovodsk, 1931] adlı ilmî çalışması aynı zamanda Karaçay-Malkar Türkçesiyle yazılmış ilk gramer kitabıdır.

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.036.jpg (26314 bytes)

 

Qaraçay Tilni Grammatikası [Karaçay Dilinin Grameri]

 

Oldukça ilginç olan bu kitabın başında Sovyet rejimine uygun bir önsöz yazılmış olmakla birlikte eserin muhtelif yerlerinde Türk dünyasının dil ve edebiyât alanında birleşmesi gerektiği ifade edilerek üstü kapalı da olsa Türk milliyetçiliği fikri savunulmaktadır. Meselâ eserin 6. sayfasında şu ifadeler yer almaktadır: “Karaçay dili Türk dillerinden biridir. Karaçay ve Malkar dili arasında ise farklılık yok gibidir. Bu dilde yaklaşık yüz bin kişi konuşmaktadır. Bununla birlikte Karaçay-Malkar dilini bilen bir kişi pek çok Türk halkıyla hiç zorlanmadan konuşup anlaşabilir; Kırım Tatar, Nogay, Kazan Tatar, Özbek, Türkmen, Azerbaycan ve Osmanlı Türklerinin dilleri Karaçay-Malkar diliyle aynı köktendir. Bu dillerin bir kısmında edebiyât ve bilim gelişmiş vaziyettedir. Karaçay’ın edebiyâtını da bunlarla birleştirmek gerekir. Çünkü Sovyet rejimi sayesinde kendi ana dilimizle okuma ve eğitim yapma imkânımız olmakla birlikte Karaçay ve Malkarlıların nüfusu az olduğundan ana dilde edebiyât teşekkül ettirmek çok zordur. SSCB’de yaşayan Türk halklarının alfabelerini ve imlâlarını muadil kılmak için Türkoloji kurultayları yapılmaktadır. Alfabe ile imlâ aynı olursa Türk halkları birbirlerinin kitaplarını rahatça okuyup anlayabileceklerdir.” Ömer Bayramkul’un eserinde dönemin tehlikeli şartlarına rağmen böylesine cesur bir şekilde Türk birliği fikrini ortaya koyması bizi hayrete düşürmekte ve aynı zamanda gururlandırmaktadır.

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.037.jpg (52169 bytes)

 

Ömer Bayramkul'un Karaçay-Malkar Türkçesi ve Edebiyâtı Hakkındaki Düşünceleri

 

Bu dönemde Karaçay-Malkar Türkçesiyle yazılıp sahneye konulan piyeslerin çokluğu da dikkat çekmektedir. Bu piyeslerin konusu genellikle Sovyet rejimi öncesi Karaçay-Malkar Türklerinin toplum yapısındaki sosyal tabakalar arası çatışmalar, Bolşevik ihtilâli ve Bolşevik-Menşevik çatışmalarıyla ilgilidir. Meselâ Ali Korkmaz’ın “Qızıl Askerni Tamadasın Kadetlege Cesirge Tüşgeni” [Kızıl Ordu’nun Komutanının Menşeviklere Esir Düşmesi, 1929] adlı bir perdelik piyesi ve Abdülkerim Batça’nın “Axmat-Batır” [Ahmet-Batır, 1933] adlı beş perdelik piyesi ile Barasbiy Çotça’nın “Urlaññan Murat” [Çalınan Murat, Mikoyan-Şahar, 1936] adlı altı perdelik piyesi bunların başında gelmektedir.

 

Ali Korkmaz’ın eserinde Karaçay’daki Bolşevik kuvvetlerinin komutanı olan Davut’un Menşeviklere esir düştüğü fakat her türlü baskı ve işkenceye rağmen Bolşeviklik davasından vazgeçmediği anlatılmaktadır. Menşevikler esir aldıkları Davut’u önce parayla satın almaya çalışırlar fakat buna muvaffak olamayınca türlü işkenceler yaparlar. Ancak Davut yine de davasından dönmez. Eserinde sonunda ise Bolşevik kuvvetleri yetişerek Davut’u Menşeviklerin elinden kurtarırlar. Abdülkerim Batça’nın eserinde yine Bolşevik ihtilâli ve Sovyet rejiminin kurulması sırasında yaşanan mücadeleler anlatılmaktadır [Qaralanı, 1978:195-198].

 

Barasbiy Çotça’nın “Urlaññan Murat” [Çalınan Murat] adlı eserinde ise Bolşevik ihtilâli öncesinde Karaçay-Malkar Türklerinin toplum yapısı proleter bir bakış açısıyla anlatılarak sosyal tabakalar arasındaki çatışmalar sergilenmekte, yönetime hakim olan beyler sert bir şekilde eleştirilmektedir. Eserin sonunda Bolşevik ihtilâliyle birlikte beylerin zulmünden kurtulan fakir halkın sevinci anlatılmakta ve perde enternasyonal marşıyla kapanmaktadır [Çotçalanı, 1936:3-38].

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.038.jpg (16518 bytes) sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.039.jpg (23609 bytes)

 

Urlaññan Murat [Çalınan Murat]

 

Bu dönemde millî şair ve yazarların Komünist Partinin istediği etkide eserler ortaya koyamadıklarından olsa gerek, Komünist Partinin direktifleri doğrultusunda Sovyet rejimini ve Rus kültürünü benimsetmek amacıyla gerek Sovyet dönemi öncesi ve gerekse Sovyet dönemi sonrası birçok Rus şair ve yazarın eserlerinin Karaçay-Malkar Türkçesine tercüme edilerek yayınlandığı görülmektedir.

 

İsa Karaköt başta “Enternasyonal” marşı olmak üzere “Smelo, tovarişçi, v nogu” [Haydi Yoldaşlar Hep Birlikte Yürüyelim] gibi birçok Bolşevik marşını, A. Puşkin’in “Uznik” [Esir] ve “Tuçi” [Bulutlar], M. Lermontov’un “Şairin Ölümü” adlı eserlerini tercüme ederek yayınlamıştır. Rus şair ve yazarların eserlerini Karaçay-Malkar Türkçesine tercüme etmedeki ustalığıyla meşhur olan Esat Bici ise İvan Krılov’un “Lebed, Rak i Şçuka” [Kuğu, Yengeç ve Balık], “Vorona i Lisitsa” [Karga ile Tilki] ve “Prohojiye i Sobaki” [Yolcular ve Köpekler] adlı manzûm hikâyelerini, M. Lermontov’un “Demon” [Şeytan] adlı şiirini,  Maksim Gorki’nin “Pesnya o burevestnike” [Martı Kuşunun Şarkısı] ile “Pesnya o sokole” [Şahinin Şarkısı] adlı eserlerini tercüme ederek yayınlamıştır. Ali Hasan da Dimitri Mamin-Sibiryak’ın “Akboz At” adlı hikâyesini Rusça’dan tercüme ederek yayınlamıştır [1928]. Bunların dışında yine birçok Rus şair ve yazarın çeşitli eserleri bölümler halinde tercüme edilerek ders kitaplarına konulmuştur. Meselâ Lev Tolstoy’un “Kavkazskiy Plennik” [Kafkas Esiri] ve Anton Çehov’un “Kaştanka” [Kestane] adlı eserleri bunlara birkaç örnektir [Xubiylanı vd., 1988:57].

 

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.040.jpg (12166 bytes) sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.041.jpg (12764 bytes) sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.042.jpg (18767 bytes) sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.043.jpg (12939 bytes)

 

| Aleksandr Puşkin | İvan Krılov | Mihail Lermontov | Lev Tolstoy |

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.044.jpg (12476 bytes) sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.045.jpg (10284 bytes) sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.046.jpg (13523 bytes) sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.047.jpg (13363 bytes)

 

| Anton Çehov | Aleksandr Serafimoviç | Mihail Şolohov | Anatoli Lunaçarski |




Kaynak: http://www45.brinkster.com/karachaymalkar/sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.08.htm
Kategori: Karaçay-Malkar | Tarafından eklendi....: bagalikaracayli (2009-Agustos-17) | Yazar: Adilhan ADİLOĞLU W
Görüntüle: 678 | İzleme orani: 0.0/0
Toplam Yorumlar: 0
Sadece kayitli kullanicilar yorum ekliyebilir
[ Kayit Ol | Giriş ]
Giriş formu
Arama
Gazeteler

Dost siteler
KA MA TUR
Site kodu
karacayel

Copyright MyCorp © 2017Create a free website with uCoz