SITE MENÜ
Kategoriler
Karaçay-Malkar [21]Kültür [6]Genel [2]
Istatistik

Toplam çevrimiçi : 1
Ziyaretci: 1
Kullanici: 0
Anasayfa » Makaleler » Karaçay-Malkar

(6)SOVYET DÖNEMİNDE KARAÇAY-MALKAR EDEBİYÂTI

                    SAYFA: (6)

Sovyet dönemi Karaçay-Malkar edebiyâtının ilk temsilcilerinden biri olan Said Otar [1903-1975] yüksek tahsilini Rusların Batalpaşinski [bugünkü Çerkessk] şehrinde açmış olduğu Öğretmen Okulunda yapmıştır. 1924 yılında memleketine döndükten sonra uzun yıllar öğretmenlik yapmış, ders kitapları yazmakla meşgul olmuştur. 1958-1963 yılları arasında Bilimsel Araştırmalar Enstitüsünde görev yapmış, bu süre zarfında halk edebiyâtı ürünlerinin derlenip toplanmasında büyük emek sarf etmiştir.

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.077.jpg (12627 bytes)

 

Said Otar [1903-1975]

 

Edebî çalışmalarına 1926 yılında başlayan Said Otar’ın ilk şiirleri Nalçik şehrinde çıkarılan “Qara-Xalq” [Emekçi Halk] gazetesinde yayınlanmıştır. Çocuklar için hazırladığı “Biz Cigitlebiz” [Biz Yiğitleriz] adlı ilk kitabı 1935 yılında yayınlanmıştır. Bu kitapta çocuklara yönelik kısa hikâyeler ve şiirler yer almaktadır [Sozayev, 1982:91-129; Begiylanı-Ölmezlanı, 1993:135-140].

 

Hasan Bostan [1905-1942] ilk ve orta tahsilini Rus okulunda tamamladıktan sonra Komsomol Teşkilatına girmiştir. Bunu müteakip Batalpaşinski şehrinde Öğretmenlik kurslarına gönderilmiştir. Hasan Bostan bir süre bu kurslara devam ettikten sonra Kırım’a giderek Simferepol [Akmescit] şehrindeki Öğretmenlik kurslarına katılmıştır. Yüksek tahsilini tamamladıktan sonra memleketine dönerek 1928 yılında “Qızıl Qaraçay” gazetesinde çalışmaya başlamıştır. Daha sonra 1930’lu yılların ortalarında Komünist Partiye geçerek burada üst düzey görevlerde bulunmuştur. II. Dünya Savaşı sırasında Kızıl Ordu saflarında Almanlara karşı savaşırken 1942 yılında cephede hayatını kaybetmiştir.

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.078.jpg (12724 bytes)

 

Hasan Bostan [1905-1942]

 

Komünist ideolojiye sıkı sıkıya bağlı olan Hasan Bostan’ın “Caññı Ösümge Cırla” [Yeni Gelişmeye Şarkılar] adlı ilk şiir kitabı 1932 yılında yayınlanmıştır. Şiirlerinde Sovyet vatanı, Lenin, Kızıl Ordu, Kolhoz Hayatı gibi rejime uygun konular ön plandadır. 1930’lu yılların sonuna doğru komünist ideolojiyi temelden benimsetmek amacıyla çocuklara yönelik şiirler yazmaya ağırlık vermiştir. Bunun dışında Sovyet-Rus şair ve yazarların eserlerini Karaçay-Malkar Türkçesine tercüme ederek yayınlamıştır [Aqbaylanı vd., 1965:235-243; Qaralanı-Borlaqlanı, 1990:94-97].

 

Küçük yaşta öksüz ve yetim kalması sebebiyle çocukluğu açlık ve sefalet içerisinde geçen Bert Gurtu [1910-2001] ilk eğitimini dayısından Arapça okuma yazma öğrenmek suretiyle almıştır. 1925 yılında kimsesiz çocukların bakıldığı yetiştirme yurduna gönderilmiş ve burada Sovyet rejimine sıkı sıkıya bağlı bir komünist olarak yetiştirilmiştir. 1931 yılında Öğretmen Okulundan mezun olduktan sonra uzun bir süre öğretmenlik yapmış, daha sonra Eğitim Bakanlığında değişik kademelerinde görev almıştır. Karaçay-Malkar Türkçesiyle yayınlanan “Şuyohluk” [Dostluk] dergisinin baş yazarlığını yürütmüş ve bilâhare Kabardey-Balkar Şair ve Yazarlar Birliği Genel Sekreterliği yapmıştır.

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.079.jpg (11603 bytes)

 

Bert Gurtu [1910-2001]

 

Edebî faaliyetlerine 1928 yılında başlayan Bert Gurtu ilk şiirleri Sovyet rejimine uygun muhtevayı içermektedir. Şiirlerinin birçoğunda Bolşevik ihtilâli öncesi dönemin zenginleri ile fakir halk tabakaları arasındaki çatışmayı anlatmakta, eski dönemi sert bir şekilde eleştirmektedir. Meselâ 1932 yılında yayınlanan “Bekir” adlı hikâyesinde özel mülkiyetin devletleştirilmesine karşı mücadele edenleri vatan haini olarak nitelendirmektedir. 1933 yılında yazmış olduğu “Sovyet Bayraq” [Sovyet Bayrağı] adlı şiirinde ise eski hayat ile yeni Sovyet hayatını karşılaştırmakta, işçi ve köylü sınıfını övmektedir.

 

Bert Gurtu’nun Komünist Parti ve Komsomol Teşkilatı ile ilgili şiirleri oldukça fazladır. Bu sayede 1934 yılında SSCB Şair ve Yazarlar Birliğine üye olarak kabul edilmiş, böylelikle bu teşkilata giren ilk Karaçay-Malkarlı edebiyâtçı unvanını almıştır. 1930’lu yılların sonlarına doğru az da olsa lirik ve pastoral şiirler yazmaya başlamıştır. Puşkin, Lermontov ve Mayakovski’nin bazı şiirlerini Karaçay-Malkar Türkçesine tercüme etmiştir [Sozayev, 1982:133, 138, 144-185; Begiylanı-Ölmezlanı, 93:141-148; Töppelanı, 95:160-171].

 

Karaçay-Malkar edebiyâtında bilhassa hikâye ve roman türünde eserler veren Salih Hoçu [1910-1942] uzun yıllar “Qara-Xalq” [Emekçi Halk] ve “Leninçi Col” [Lenin Yolu] gazetelerinde çalışmıştır. II. Dünya Savaşı sırasında Kızıl Ordu saflarında Almanlara karşı savaşırken cephede hayatını kaybetmiştir.

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.080.jpg (11760 bytes)

 

Salih Hoçu [1910-1942]

 

Edebî çalışmalarına 1929 yılında başlayan Salih Hoçu’nun “Caññı Caşawnu Colunda” [Yeni Hayatın Yolunda] adlı ilk şiir kitabı halk tarafından çok beğenilmiştir. Bunu müteakip 1934 yılında yayınlanan “Atasını Caşı” [Babasının Oğlu] adlı hikâye kitabı da büyük ilgi görmüştür. Salih Hoçu bu hikâye kitabında ve yine 1930’lu yıllarda yayınlanan “Safar bla Revolütsiya” [Safar ve İhtilâl], “Bu Eki Qabır Kimnidile” [Bu İki Mezar Kimlerin], “Ozdula Zamanla” [Geçti Zamanlar] adlı hikâyelerinde Bolşevik ihtilâli ve Sovyet rejiminin kurulması sırasında Malkar Türklerinin durumunu anlatmaktadır [Sozayev, 1982:234-283; Töppelanı, 1995:185-191; Tolgurlanı-Şawalanı, 1995:14-18].

 

Sovyet rejiminin bayraktar şairlerinden biri olan Abdülkerim Baykul [1912-?] ilk ve orta tahsilini köyündeki Rus okulunda yapmıştır. Batalpaşinski [bugünkü Çerkessk] şehrindeki Sovyet Parti Okulunda [Sovpartşkola] komünist ideoloji eğitimini 1931 yılında tamamladıktan sonra 1933 yılında Komünist Parti tarafından Moskova’da yüksek tahsil yapmak üzere “Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi”ne [Kommunistiçeskiy Universitet Trudyaşçihsya Vostoka] gönderilmiştir. Abdülkerim Baykul 1936 yılında yüksek tahsilini tamamlayıp sıkı bir komünist olarak yetiştikten sonra memleketine dönmüştür. Bir süre Komünist Partisinde görev aldıktan sonra 1937-1941 yılları arasında “Qızıl Qaraçay” [Kızıl Karaçay] gazetesinde redaktör olarak çalışmıştır.

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.081.jpg (13401 bytes)

 

Abdülkerim Baykul [1912-?]

 

II. Dünya Savaşı sırasında Kızıl Ordu saflarında Almanlara karşı savaşmış, II. Dünya Savaşı sona erdikten sonra bir süre Sovyet Ordusunda görev yapmaya devam etmiştir. Sürgün hayatı sonrasında uzun yıllar “Leninni Bayrağı” [Lenin Bayrağı] gazetesinde çalışmıştır. Edebî çalışmalarına 1937 yılında başlayan Abdülkerim Baykul’un şiirlerinde Bolşevik ihtilâli, Lenin, Komünist Parti, Sovyet rejimi, Sovyet vatanı vs. gibi konular ön plandadır. Sovyet rejimi öncesindeki Karaçay-Malkar hayatını eleştiren, Sovyet rejimini öven tarzdaki üslubu bütün şiirlerine yansımıştır. Bu yüzden de uzun bir ömür yaşadığı halde Karaçay-Malkar edebiyâtında belli bir mertebeye ulaşamamıştır [Aqbaylanı vd., 1965:283-305; Xubiylanı vd., 1976:59-61; Qaralanı-Borlaqlanı, 1987:162-168; Urusov vd., 1997:82].

 

Küçük yaşlardan itibaren sahne sanatlarına ilgi duyan Şaharbiy Ebze [1913-1982] ilk ve orta tahsilini Narsana [bugünkü Kislovodski] şehrindeki Rus okulunda tamamlamıştır. Şaharbiy Ebze’nin 1931 yılında yazdığı ancak 1937 yılında yayınlayabildiği “Oğurlu” [Uğurlu] adlı piyesi büyük ilgi görmüştür.

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.082.jpg (19266 bytes)

 

Şaharbiy Ebze [1913-1982]

 

Şaharbiy Ebze bu piyesini kendi kurduğu tiyatro grubuyla 1931 yılında Rostov şehrinde düzenlenen I. Kuzey Kafkasya Halkları Kültür ve Sanat Yarışmasında sahneye koymuş ve birinci olmuştur. Bu eser komedi tarzında bir piyes olmakla birlikte arka planda Bolşevik ihtilâli övülmekte ve Sovyet rejimi müjdelenmektedir [Qaralanı-Borlaqlanı, 1990:59-65; Töppelanı, 1995:142-150].

 

Duygulu ve romantik tarzdaki şiirleriyle tanınan Ömer Etez [1913-1966] yüksek tahsilini Leningrad Üniversitesi Edebiyât Fakültesinde yapmıştır. Memleketine döndükten sonra bir süre Komünist Partide eğitimcilik görevi yapmıştır. Ömer Etez’in 1936 yılında yazdığı “Kavkaz” [Kafkas] adlı şiiri büyük ilgi görmüştür. Şiirlerindeki anlatım gücü ve ustaca yapılan tabiat tasvirleri dikkat çekmektedir.

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.083.jpg (12921 bytes)

 

Ömer Etez [1913-1966]

 

Ömer Etez 1930’lu yılların sonuna doğru hikâye yazmaya yönelmiş, “Osman ile Leyla” adlı ilk hikâyesi 1939 yılında yayınlanmıştır. Aynı yıl kaleme aldığı “Qayala Unutmağandıla” [Kayalar Unutmadı] ve “Qayğılı Künle” [Kaygılı Günler] adlı iki hikâyesi o yıl askere alınması sebebiyle yayınlanamamıştır. Bu hikâyeler ancak 1958 yılında yayınlanabilmiştir. Ömer Etez, II. Dünya Savaşı sonrasında bütün halkıyla sürgüne gönderilmiştir. Sürgün hayatı sırasında Kırgızistan’ın Kızıl-Kaya ilçesinde maden ocaklarına işçi olarak çalışmıştır. Sürgünden döndükten sonra 1961 yılında “Tarda” [Vadide] adlı romanını yayınlamıştır. Ömer Etez bu romanında Almanların Kuzey Kafkasya’yı işgâl ettiği dönemi anlatmaktadır. Ömer Etez bunun dışında Puşkin, Lermontov ve Ukraynalı şair Şevşenko’nun bazı eserlerini Karaçay-Malkar Türkçesine tercüme ederek yayınlamıştır [Sozayev, 1982:188-233; Qaralanı-Borlaqlanı, 1990:115-132; Töppelanı, 1995:176-184].

 

Sovyet hükümetinin Mikoyan-Şahar [bugünkü Karaçayevski] şehrinde kurmuş olduğu İşçi Üniversitesinde tahsil gören Tohtar Borlak [1914-1942] uzun yıllar “Qızıl Qaraçay” [Kızıl Karaçay] gazetesinde çalışmıştır. 1935 yılından itibaren şiir ve hikâyeler yazmaya başlayan Tohtar Borlak’ın “Nasıblı Caşlıq” [Şanslı Gençlik] adlı ilk şiir kitabı 1939 yılında yayınlanmıştır. A. Puşkin, M. Lermontov ve V. Mayakovski’nin bazı şiirlerini Karaçay-Malkar Türkçesine tercüme etmiştir.

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.084.jpg (13893 bytes)

 

Tohtar Borlak [1914-1942]

 

Tohtar Borlak yazdığı şiirlerde genellikle komünizme övgü ve Sovyet rejimine bağlılık ön plandadır. Meselâ “Lötçikni Cırı” [Pilotun Şarkısı] adlı şiirinde Sovyet milleti ve vatanının kendi öz milleti ve vatanı olduğundan bahsetmekte ve gerektiğinde onlar için canını feda edeceğini söylemektedir. Tohtar Borlak 1942 yılında Kızıl Ordu saflarında Almanlara karşı savaşırken cephede hayatını kaybetmiştir [Aqbaylanı vd., 1965:257-262; Xubiylanı vd., 1976:56-58; Qaralanı-Borlaqlanı, 1990:102-105].

 

Sovyet dönemi Karaçay-Malkar şiirinin ilk temsilcilerinden biri olan Hazret Buday [1915-1942] Türkiye’den gelerek Kafkasya’ya yerleşen bir hocanın Yukarı Baksan köyünde açmış olduğu medresede Arapça ve İslâmi ilimler eğitimi almıştır. Bu medrese 1925 yılında Sovyet hükümeti tarafından kapatılınca köyde yeni açılan yedi yıllık Rus okuluna devam ederek ilk ve orta tahsilini burada tamamlamıştır. Daha sonra 1931 yılında İssi-Suv [bugünkü Pyatigorski] şehrinde bir yıllık Öğretmenlik kurslarına devam ederek buradan mezun olmuştur.

 

Öğretmenlik eğitimi sırasında komünist ideolojiye intisap eden Hazret Buday memleketine döndükten sonra Nalçik şehrinde bir süre bir matbaa işçiliği yapmıştır. Bunu müteakip Komünist Partiye üye olmuş ve uzun yıllar bu partinin yayın organı olan “Kommünizmge Col” [Komünizme Yol] ve “Leninçi Col” [Lenin Yolu] gazetelerinde çalışmıştır. Hazret Buday 1942 yılında Çerek Bölgesi Komünist Partisi Başkanlığı yaptığı sırada Alman askerleri tarafından öldürülmüştür.

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.085.jpg (11330 bytes)

 

Hazret Buday [1915-1942]

 

Çocukluk yıllarında bilhassa konuşma ve söz söyleme konusundaki kâbiliyetinden dolayı arkadaşları tarafından “qıyama” [faik, olağanüstü] şeklinde anılan Hazret Buday küçük yaşlarında iken şiir ve edebiyâtla ilgilenmeye başlamıştır. “Qaraññıdan Carıqğa” [Karanlıktan Aydınlığa] adlı ilk şiiri 1933 yılında ve “Stihle bla Cırla” [Şiirler ve Şarkılar] adlı ilk şiir kitabı 1936 yılında yayınlanmıştır. Hazret Buday’ın 1936 yılında yayınlanan “Marawçunu Xaparı” [Avcının Hikâyesi] adlı destan tarzındaki uzun şiiri büyük ilgi görmüştür. Hazret Buday bu şiirinde yaşlı bir avcının ağzından Malkar Türklerinin Sovyet rejimi öncesinde yaşadığı sıkıntıları dile getirmekte ve bunu müteakip Sovyet rejimi sonrasında halkın aydınlığa kavuştuğunu anlatmaktadır [Sozayev, 1982:284-301; Töppelanı, 1995:192-201; Berberlanı, 2000:3].

 

Mikoyan-Şahar [bugünkü Karaçayevski] şehrindeki İşçi Üniversitesinde sıkı bir komünist olarak yetişen Muhammet Orus [1916-1942] uzun yıllar “Qızıl Qaraçay” gazetesinde çalışmıştır. “Caññı Caşawğa” [Yeni Hayata Dair] adlı ilk şiiri 1935 yılında, “Cırla” [Şarkılar] adlı ilk şiir kitabı da 1939 yılında yayınlanmıştır. Muhammet Orus meşhur Rus şair ve yazarı A. Puşkin’in bütün eserlerini okumuş ve ondan çok etkilenmiştir. Bu sebeple A. Puşkin’in birçok eserini Karaçay-Malkar Türkçesine tercüme etmiştir.

 

sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.086.jpg (22813 bytes)

 

Muhammet Orus [1916-1942]

 

Muhammet Orus daha çok Sovyet rejimini ve Kızıl Ordu’yu öven şiirleriyle tanınmıştır. Meselâ “Qurç Qılıçım” [Çelik Kılıcım] ve “Toru Atım” [Doru Atım] adlı şiirlerinde Sovyet rejiminin düşmanlarını çelik kılıcıyla öldürmekte, Karaçay kolhozlarında yetiştirilen iyi cins doru atlarını kahraman Kızıl Ordu askerlerine tahsis etmektedir. Bunun dışında Muhammet Orus’un kayda değer “Xurla Köl” [Huriler Gölü] adlı bir şiiri vardır. Muhammet Orus bu şiirinde halk arasında anlatılan bir efsaneyle bağlantılı olarak Sovyet rejimini ve kolhoz hayatını anlatmaktadır. II. Dünya Savaşı arifesinde Kızıl Orduyu öven tarzda coşkulu şiirler yazan Muhammet Orus’un kendisi de Kızıl Ordu saflarında Almanlara karşı savaşırken 1942 yılında cephede hayatını kaybetmiştir [Aqbaylanı vd., 1965:245-256; Qaralanı-Borlaqlanı, 1990:98-101].

Kaynak: http://www45.brinkster.com/karachaymalkar/sovyetdonemindekarachaymalkaredebiyati.08.htm
Kategori: Karaçay-Malkar | Tarafından eklendi....: bagalikaracayli (2009-Agustos-17) | Yazar: Adilhan ADİLOĞLU W
Görüntüle: 493 | İzleme orani: 0.0/0
Toplam Yorumlar: 0
Sadece kayitli kullanicilar yorum ekliyebilir
[ Kayit Ol | Giriş ]
Giriş formu
Arama
Gazeteler

Dost siteler
KA MA TUR
Site kodu
karacayel

Copyright MyCorp © 2017Create a free website with uCoz